Blastosist Transferi Nedir, Kimlere Uygulanmaktadır?
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Randevu İçin Hemen Arayın!

Blastosist Transferi Nedir, Kimlere Uygulanmaktadır?

Blastosist Transferi Nedir, Kimlere Uygulanmaktadır?

Tüp bebek tedavisi, kısırlık sorunları nedeniyle doğal yöntemlerle gebeliğin oluşmaması durumunda en yaygın tercih edilen prosedür haline gelmiştir. Bu prosedürün daha yüksek oranda başarılı sonuçlar vermesi adına geliştirilen tekniklerden biri de blastosist transferidir.

Blastosist nedir?

Blastosist; rahim iç duvarına bağlanmaya hazır olduğu noktaya dek büyüyen, farklılaşmış ve oldukça gelişmiş bir embriyodur. Doğal olarak meydana gelen gebeliklerde yumurta, yumurtalık folikülünden salınır ve sperm tarafından döllendiği fallop tüpündeki yerini alır. Ortaya çıkan embriyo ilk aşamada tek hücrelidir. Bu embriyo, rahim iç duvarına yerleşme kapasitesine sahip olana kadar büyümeli ve farklılaşmalıdır. Tek hücreli bir embriyo sürekli olarak hücrelere ayrılır, implantasyon esnasına ulaşıncaya kadar birkaç yüz hücreye ulaşır. Yumurtlamadan sonraki beş veya altı günde ise blastosist aşamasına gelir.

Blastosist terimi, embriyonun gelişim aşamasını tanımlamak için kullanılan bir isimdir. Tek bir hücre embriyosuna 2PN zigot adı verilir. 2PN zigot bir embriyoya, embriyodan morula, daha sonra bir blastosiste dönüşür.  Embriyo, kendiliğinden gelişimin blastosist aşamasında zona pellucida adı verilen kabuğundan çıkar ve implantasyon için hazır hale gelir.

Blastosist transferi nedir?

Blastosist transferi; gebelik oranını artırmak ve çoklu gebelik riskini azaltmak için tasarlanan, tüp bebek tedavisi ile birleştirilen bir tekniktir. Bu yöntemin uygulandığı bireylerde gebelik oranını iki katına yükselebilecek, yüksek dereceli çoğul gebelik riski ise neredeyse tamamen ortadan kalkacaktır.

İlginizi çekebilir: Tüp bebek Nedir, Nasıl Yapılır?

Embriyo gelişiminin temel fizyolojisi uzun yıllardır bilinmektedir ve geleneksel tüp bebek teknikleri kullanılarak, embriyolar rahim içine fizyolojik olarak normalden daha erken transfer edilmektedir. Doğal gebeliklerde embriyo birkaç gün boyunca büyür, bölünür ve gelişimin üçüncü ya da dördüncü gününe kadar rahime ulaşmaz. Bu etken, GIFT (gamet fallop içi transferi) ve ZIFT (zigot fallop içi transferi) gibi transfer prosedürlerinin geliştirilmesinin de temelini oluşturmaktadır.

1990’lı yıllarda araştırmalar, embriyonun beslenme ve metabolik ihtiyaçlarının fallop tüpünden çıkınca ve rahime girerken değiştiğini tespit etmiştir. Bu basit gözlem, embriyonun değişen ihtiyaçlarını karşılamak için sıralı kültür ortamlarının gelişmesine yol açmıştır.

Blastosist aşamasına ilerlemiş olan embriyoların hamilelikle sonuçlanma olasılığı, erken evrelerde bulunan embriyolara göre yüksektir. Kültür ortamı içerisinde blastosist gelişim aşamasına ilerleyen embriyoların, grubun en sağlıklı embriyoları olduğu ve hayatta kalabilme yeteneklerinin fazla olduğu bilinmektedir.

Blastosist transferi kimlere uygulanmaktadır?

blastosist transferi

Bir blastosist embriyosu, embriyonun kendi genlerinin aktivasyonunu gerektiren gelişim aşamasındadır. Genler, insanları benzersiz yapan kimyasal kodlardır. Bir sperm ve yumurta döllendiğinde, ortaya çıkan bebek anne ve babadan gelen genlerin bir karışımıdır. Embriyonun erken büyümesi sırasında hücre bölünmesi için gerekli olan tüm enerji ve kimyasallar, annenin yumurtasından gelir. Yaşamın üçüncü veya dördüncü gününe geçmeye devam etmek için, embriyonun hücrelere bölünmesi ve farklılaşması nedeniyle enerji üretmek üzere kendi genlerini aktive etmesi gerekir. Bu biyolojik işlem oldukça kritiktir ve basit bir şekilde ilerleyememektedir. Embriyoların yaklaşık üçte biri genlerini başarıyla aktive edebilir, blastosist aşamasına kadar büyüyebilir.

Tüm kadınlar blastosist transferi için uygun bir aday değildir.  Bunun nedeni, embriyo transferinin yapılacağı günün, yumurtalar kadından alındıktan sonraki üçüncü gün içinde mevcut olan embriyoların sayısına ve kalitesine bağlı olarak değişkenlik gösterebilmesidir. Yumurta toplama aşamasından sonraki üçüncü günde, dört veya daha fazla kalitede embriyo olması durumunda iki gün sonra blastosist aşamasına geçilmesi muhtemeldir. Ancak; kadın 35 yaşından büyükse veya transferden sonraki üçüncü günde çok az sayıda embriyo varsa, iki gün sonra blastosist oluşma olasılığı düşüktür. Üç günlük bir embriyo transferi bu tür durumlar için daha uygundur.

Ayrıca, tüm laboratuvarlar embriyoların blastosist aşamasına kadar kültürlenebilme imkanı sunacak yeterliliğe sahip değildir.  Embriyoloji personelinin uzmanlığı, çoğul gebelik riskini en aza indirirken gebelik başarısını en üst düzeye çıkarmak için gereken temel bir bileşendir. Blastosist kültürü, zayıf bir embriyoyu iyi bir embriyoya dönüştürmeyecektir.  Yüksek kalitede embriyo oluşturmayan bazı çiftler için, embriyolar normal şekilde gelişmeye devam edemediğinde embriyo transferleri iptal edilebilir.

Blastosist transferi olanlar avantajlı mıdır?

Blastosist transferi, tek bir tüp bebek tedavisi döngüsünde döllenmiş birkaç yumurtadan fazlasına sahip olanlar için birçok avantaja sahiptir.

Embriyoların, tüp bebek tedavisi için özel olarak geliştirilen laboratuvarlarda daha fazla gelişmelerine izin vermek, en iyilerinin seçilmesine olanak tanır. Böylece, yüksek gebelik oranlarını koruyarak daha az embriyo rahime transfer edilebilir. Aynı zamanda, yüksek dereceli çoğul gebelik riski ortadan kalkar. Bu yöntemle, genellikle çok sayıda yüksek kaliteli embriyoların mevcut olduğu yumurta bağışı gibi durumlarda olumlu etkiler elde edilebilir.

Blastosist transferinin bir diğer avantajı da, genetik hastalıkları test etmek için daha gelişmiş bir embriyoda biyopsi yapma yeteneğidir.

Blastosist transferi ile hamile kalanlar riskli midir?

Blastosist transferi veya klasik bir tüp bebek döngüsü ile hamile kalan kadınlar arasında hiçbir somut farklılık bulunmamaktadır.

Blastosist transferlerinin sayısı, klasik tüp bebek tedavisi transferlerine kıyasla az sayıda gerçekleşiyor olsa da;  blastosist aktarımı ile ilişkili diğer risklerde herhangi bir artış görülmemiştir. En büyük risk, blastosist üretmek için kültürlenen embriyoların gelişim sürecini tamamlayamama ihtimalidir. Embriyoların dört hücreli aşamada gelişmesi durdurabilir ve bu durumda transfer sürecinin iptali gerekebilir.

Normal embriyo transferinde olduğu gibi, çoklu doğum riski oluşturmama nedeniyle birden fazla blastosist aktarımı yerine tek bir blastosist transferinin yapılması daha uygun olacaktır.

Yorumlar

Bir yorum yazınız