Cinsiyet Seçimi
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Randevu İçin Hemen Arayın!

Cinsiyet Seçimi

Cinsiyet Seçimi

Gebelik sürecinin en heyecan verici gelişmelerinden biri, henüz rahimdeki bebeğin cinsiyetinin öğrenilmesidir. İnsanlık tarihinin en eski dönemlerinde dahi, tıbbi olmayan geleneksel yöntemlerle bebeğin cinsiyeti üzerinde hakimiyet kurma çalışmalarına rastlanabilmektedir.

Yardımlı üreme teknolojisindeki ilerlemeler, cinsiyeti tayin etmek üzere güvenilir ve başarılı bir prosedür geliştirmeye imkan sağlamıştır. Cinsiyet seçimi ile birlikte, tüp bebek sürecinde olan bireylerin tercih etmiş olduğu cinsiyette bebek sahibi olabilmeleri mümkündür.

Cinsiyet seçimi nedir?

Cinsiyet seçimi, bebeğin cinsiyetini seçmek için tıbbi tekniklerin kullanılmasını ifade eder. Bu kavram; embriyo oluşumu, embriyoların birtakım tetkiklere tabi tutulması, yalnızca istenilen cinsiyete sahip olan embriyoların transfer edilmesi gibi bir dizi uygulamayı kapsamaktadır.

Kız veya erkek bebek seçme arzusu muhtemelen insanlık tarihi boyunca mevcut olsa da, bunu gerçekleştirecek teknoloji yakın tarihte faaliyete geçmiştir. Cinsiyet seçimi teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, yönteme yönelik talep de istikrarlı bir şekilde artmaktadır.

Cinsiyet nasıl oluşur?

Bir bebeğe, her bir ebeveynden 23 kromozom adet kromozom aktarılır. Bu kromozomlardan bir tanesi de cinsiyeti belirleyen kromozomdur. Kadınlar, yalnızca X cinsiyet kromozomuna sahiptir ve bu nedenle yumurta hücrelerinde de X cinsiyet kromozomu bulunur. Erkekler, hem X hem de Y cinsiyet kromozomu taşır. Her bir spermde iki farklı cinsiyet kromozomu da mevcuttur. Bebeğin cinsiyeti, sperm ile yumurtanın döllenmesi esnasında spermin hangi cinsiyet kromozomu aktarmış olduğuyla ilişkilidir. Sperm Y kromozomu aktarmışsa bebek erkek, X kromozomu aktarmışsa kız olacaktır.

Semen örnekleri üzerinde yapılan genel bir araştırmada, X ve Y seks kromozomlarının dağılımında X kromozomunun daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bir semendeki spermlerin %48’i Y, %52 ise X kromozomu taşımaktadır.

Cinsiyet seçimi neden yapılır?

Cinsiyet seçiminin gerçekleştirilmesinde farklı etkenler bulunmaktadır:  

  • Tıbbi nedenler:

Kas distrofisi ve hemofili gibi cinsiyete bağlı hastalıklar, genetik problemler anne yoluyla aktarılır ve bu durumdan sadece erkek bebekler etkilenir. Bu genetik hastalıkların taşıyıcısı olan ebeveynler, sadece kız bebek sahibi olarak riski azaltmak isteyebilirler. Ek olarak, frajil X veya otizm gibi koşullar genellikle bir cinsiyette diğerinde olduğundan daha ciddi olarak görülür.

  • Aile dengeleme:

Tüm çocukları aynı cinsiyetten olan veya sınırlı sayıda doğum yapma imkanı bulunan ebeveynler, diğer cinsiyetten bir çocuğa sahip olmak isteyebilir.

  • Psikolojik nedenler:

Belirli bir cinsiyete sahip olan çocuğunu kaybeden aileler veya bekar olduğu halde bebek sahibi olmak isteyen kadınlar; cinsiyet seçimi ile birlikte kendilerini psikolojik yönden daha mutlu hissedecekleri cinsiyeti tercih etmektedir.

  • Çevresel faktörler:

Yaşamış olduğu etnik toplumda kültürel, sosyal ve ekonomik olarak daha avantajlı olacak bir bebek sahibi olmak isteyen ya da devlet politikaları nedeniyle sınırlı sayıda çocuk sahibi olabilecek aileler; belirli cinsiyetlere yönelim içerisindedir.

Cinsiyet seçimi nasıl yapılır?

cinsiyet seçimi nasıl yapılır?

Cinsiyet seçimi için kullanılan yöntemler şöyledir:

  • Sperm gradyan yöntemi:

Güvenilir sonuçlar vermeyen, düşük maliyetli, basit bir tekniktir. Erkekten alınan spermler, Y kromozomlu olanları X-kromozomlu olanlardan ayırmak için hızla döndürülür. X kromozomu taşıyan spermin daha ağır olduğu varsayımına dayanarak yapılır.

  • Microsort tekniği:

Bu yöntemde, sperm içindeki genetik materyale yapışan bir flüoresan boya kullanılır. X kromozomu taşıyan spermler daha fazla genetik materyal içerdiği için bu spermlerin daha fazla boya almaları beklenir. Sonuca göre X ve Y kromozomu taşıyan spermler iki gruba ayrılır; aşılama ya da tüp bebek tedavisinde kullanılır. Tekniğin doğruluk oranı %60-70 civarındadır ve yanılma payı fazladır.

Detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz: Microsort Yöntemi

  • Preimplantasyon genetik tarama (PGT):

Bir embriyonun cinsiyetini %99 oranında doğru tanımlama şansı bulunan tek yöntemdir. PGT ile blastosistlerden bir veya daha fazla hücre çıkarılır ve daha sonra yüksek derecede uzmanlaşmış laboratuvarlarda DNA bazlı genetik analiz yapılır. Böylece yalnızca cinsiyet belirlemesi değil, embriyo hakkında tüm genetik yapı incelemesi gerçekleştirebilir.

Cinsiyet seçimi için kullanılabilecek bir başka PGT yöntemi, FISH tekniğidir. FISH, cinsiyeti doğru olarak belirleyebilse de, transfer için yetkili embriyoları en uygun şekilde tanımlamak için yeterli hassasiyetten yoksundur.

Preimplantasyon genetik taramanın temel amacı, rahime sınırlı sayıda embriyo aktararak güvenli ve sağlıklı olarak sürdürülebilen gebeliklerin oluşturulmasına yardımcı olmaktır.  İmplantasyon şansını arttırmak için birden fazla embriyonun transfer edilmesi her zaman için risklidir. Ancak, PGT sonucunda en kaliteli embriyo transfer edilir ve çok sayıda embriyonun transfer edilmesine engel olunabilir.

Mutlaka okuyun: PGT – Preimplantasyon Genetik Tanı

Cinsiyet seçimi yasal mı?

Cinsiyet seçimi, en çok tartışılan tıbbi gelişmelerden biridir. Tıbbi olmayan nedenler haricinde yapılan cinsiyet seçimi etik, yasal ve sosyal sorunları da gündeme getirmektedir.

Temel endişeler, cinsiyet seçimi uygulamasının doğal cinsiyet oranını bozarak cinsiyet dengesizliğine yol açması ve kadınlara yönelik ayrımcı kalıpları güçlendirmesidir. Ek olarak, cinsiyet seçiminin çocukların zorunlu olmayan özellikleri üzerinde uygunsuz kontrol içermesi ve cinsiyet seçimli bebeklere potansiyel bir psikolojik yük getirmesidir. Bu nedenle cinsiyet seçiminin, yalnızca tıbbi nedenler doğrultusunda, uzman hekimlerin onayı alınarak yapılması yasal hale getirilmiştir. İsteğe yönelik cinsiyet belirleme tetkikleri yapılamamaktadır.

Cinsiyet seçimi yaptıranlar riskli midir?

Cinsiyet seçimi ebeveynler için herhangi bir risk barındıran bir teknik değildir. Deneyimli ve uzman kişiler tarafından yapıldığında, embriyoda hasar oluşturma ihtimali de bulunmamaktadır. Ancak; cinsiyet seçimiyle birlikte yapılması planlanan tüp bebek tedavisi veya aşılama gibi prosedürlerin meydana getirmesi muhtemel riskler hakkında bilgi sahibi olunması gerekebilir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız