İleri Yaşta Gebelik Mümkün mü?
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Randevu İçin Hemen Arayın!

İleri Yaşta Gebelik Mümkün mü?

İleri Yaşta Gebelik Mümkün mü?

Bir kadının doğurganlığın aktif olduğu dönem sınırlıdır. Kadının yumurtaları başlangıçta, henüz anne rahmi içerisindeyken büyür ve adet periyotları başlayana kadar yumurtalıklarda saklanır. Her ay, başlangıçta sahip olduğu yumurta hücreleri azalır ve tamamen tükendiğinde menopoz dönemi başlar.

Doğurganlık süresi kısıtlı olmasına rağmen günümüz şartlarında ebeveynlik yaşı giderek artmaktadır. Sosyal ve mali imkanlar, kadının iş hayatında daha aktif olması gibi etkenler ile birlikte anne olma planları ertelenmektedir. Doğurganlık tedavilerinin gelişmesi, birtakım riskler içermesine rağmen ileri yaşta gebeliği mümkün hale getirmektedir.

Gebelikte yaş önemli midir?

Kadınlar, sahip oldukları tüm yumurtalarla birlikte doğar. Ergenlik çağına gelindiğinde genellikle her döngüde olgun bir yumurta salınır. Ancak, yumurta sayısındaki düşüş yalnızca salınan yumurta sayısı kadar yavaş ilerlememektedir. Menopoza girene kadar rakamlar sürekli olarak düşmeye devam eder.

Kadınlar 50 yaşına ulaştığında, sadece 1000 yumurta hücresi bulunduğu tahmin edilir. Bu sayı, ergenlik döneminde 500 bin, 35 yaşında ise yaklaşık 25 bindir. Daha az yumurta hücresiyle hamile kalmak imkansız olmasa da, doğal olarak hamile kalmakta daha fazla sorun yaşanır.

Yaşlandıkça yumurta kalitesi de azalır. Yumurtaların kalitesiz olması gebe kalmayı zorlaştırabilir veya erken gebelik kaybını daha muhtemel hale getirebilecek kromozomal anormallik riskini artırabilir. Yaş ilerledikçe rahim fibroidleri ve endometriozis gibi doğurganlığı etkileyebilecek problemlerin gelişme oranı da yüksektir.

İleri yaşlarda, 6 aydan daha uzun süre boyunca doğal yöntemlerle gebe kalmaya çalışan kadınlar mutlaka doğurganlık uzmanından yardım almalıdır.

İleri yaşta gebelik şansı var mıdır?

Kadınlar, 30 yaşından önce en doğurgan dönemdedir. 30 yaşından sonra doğurganlık azalmaya başlar. 35’ten sonra ise doğurganlık önemli ölçüde azalır. 40’a gelindiğinde ise, hamile kalma şansı 30 yaşından önceki seviyenin yarısı kadardır. 45 yaşından sonra doğal olarak hamile kalmak çoğu kadın için olası değildir.

Farklı yaş gruplarındaki kadınları inceleyen bir çalışmaya göre doğurganlık oranı;

  • 34-35 yaş arası kadınlarda %14,
  • 36-37 yaş arası kadınlarda %19,
  • 38-39 yaş arası kadınlarda %30,
  • 40-41 yaş arası kadınlarda ise %53 daha düşüktür.

İleri yaşta gebeliği mümkün hale getiren tedaviler nelerdir?

ileri yaşta gebelik tedavisi

Kadınlar, ideal olarak kişisel ve mesleki koşullara göre ne zaman anne olacaklarını seçmekte özgür olmalıdırlar. Ancak, biyolojik faktörlerin etkilerini tersine çevirmek için uygulanabilecek yöntem sayısı çok çeşitli değildir.

İleri yaşlarda gebeliği sağlamak amacıyla yapılabilecek tedaviler şöyledir:

  • İlaç tedavisi:

Uzman doktorlar, kadının yumurtladığından emin olmak için ilk aşamada doğurganlık ilaçlarının kullanımını önerebilir. Bu yöntem, özellikle adet periyotlarının öngörülemez olduğu perimenopoz esnasında yararladır. Doğurganlık ilaçları bazı durumlarda başarılı bir hamileliğe neden olmak için yeterlidir. İlaçlar, bir adet döngüsü sırasında bırakılan olgun yumurta sayısını artırabilir ve spermlerin döllenebilme şansı yükselir.

  • Tüp bebek tedavisi:

İlaç tedavisinin başarılı olmaması halinde, vücuttan yumurtaları toplayan ve daha sonra rahime iletmeden önce laboratuvarda sperm ile dölleyen yöntem olan tüp bebek tedavisi önerilebilir. Tedaviye başlamadan önce yumurta gelişimini desteklemek için hormon takviyeleri gerekir. Tüm yumurtaların başarıyla döllenmesi beklenmediği için, yumurta toplama aşamasında bir seferde birden fazla yumurta alınır. Döllenme aşamasının sonucunda ise birden fazla embriyo oluşabilmesine karşın, hiç embriyo oluşmama ihtimali de vardır.

Birden fazla embriyo oluşmuş ise, başarı oranını arttırmak için ileri yaşlarda olan kadınlarda çoklu embriyo transferi tercih edilir. Bu yöntemin en büyük dezavantajı ise tüm embriyoların rahime yerleşmesi durumunda, oldukça riskli birçoklu gebelik durumu oluşabilmesidir.

Tüp bebek tedavisinde embriyolar nakledilmeden önce genetik testler yapılabilir. Özellikle ileri yaşlarda düşük yumurta kalitesi nedeniyle komplikasyon oluşması muhtemel durumlarda bu testler önerilmektedir. Böylece en iyi embriyolar saptanarak,  hamilelik başarısı yükseltilebilir.

Tüp bebek (IVF) Nedir, Nasıl Yapılır?

  • Dondurulmuş yumurta kullanımı:

Doğurganlığın yüksek olduğu genç yaşlarda dondurularak saklanan yumurtaların kullanılması, ileri yaşta anne olmak isteyen kadınlar için en başarılı yöntemlerdendir. Yumurta toplama aşaması haricinde tüp bebek tedavisi prosedürleri uygulanarak kullanılan dondurulmuş yumurtalar, bir donör aracılığıyla da elde edilebilir.

Dondurulmuş yumurta kullanımı ile başarılı bir hamileliğin oluşturulabilmesi kesin olmasa da, yumurta kalitesinin daha yüksek olması nedeniyle şans artmaktadır.

Yumurta Dondurma İşlemi Nedir?

  • Taşıyıcı anne yöntemi:

İleri yaşlarda hamileliğin oluşmasında yaşanan zorluklarla birlikte, hamileliği sağlıklı olarak sürdürebilme problemi de ortaya çıkar. Düşük yapma veya erken doğum gibi komplikasyonları göz ardı edebilmek için taşıyıcı anne kullanılabilir. Bir gebelik taşıyıcısı, donör yumurtaları veya kendi yumurtalarınızla oluşturulan embriyoları kullanarak hamile kalabilir.

Taşıyıcı Annelik

İleri yaşta gebeliğin riskleri nelerdir?

Kadınlar yaşlandıkça, hamilelikle ilişkili komplikasyonlar ve sağlık sorunları riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu problemler, üreme sistemindeki değişikliklerden ve yaşla birlikte ortaya çıkan genel sağlık sorunlarının artmasından kaynaklanmaktadır.

İleri yaşta gebeliklerde meydana gelebilecek sorunlar şöyledir:

  • Hamile kalma zorluğuyla birlikte oluşan psikolojik problemler,
  • Hamilelik ve doğum sırasında hem anne hem de bebek için artan komplikasyon riskleri,
  • Yüksek tansiyon,
  • Genel sağlık problemleri,
  • Gestasyonel diyabet,
  • Plasental problemler,
  • Hamilelik semptomlarının daha şiddetli olması,
  • Gebeliğin düşük, erken doğum veya ölü doğumla sonlanması,
  • Çoğul gebelikler,
  • Down sendromu gibi doğuştan anormalisi bulunan bir bebeğe sahip olma ihtimali,
  • Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi),
  • Doğumun ve doğum sonrası sürecin daha zor olması,
  • Sezaryen doğum gerekliliği,

Yorumlar

Bir yorum yazınız