Deprecated: __autoload() is deprecated, use spl_autoload_register() instead in /home/ivoxtupb/public_html/wp-content/themes/solo/inc/PHPMailer/PHPMailerAutoload.php on line 45
Sperm veya Yumurtaların Karışma Riski Var mı? - İVOX Tüp Bebek Merkezi Sperm veya Yumurtaların Karışma Riski Var mı?
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Randevu İçin Hemen Arayın!

Sperm veya Yumurtaların Karışma Riski Var mı?

Sperm veya Yumurtaların Karışma Riski Var mı?

Tüp bebek tedavisi, kadının yumurtası ile erkeğin spermini laboratuvarda birleştirmeyi amaçlayan, ortaya çıkan bir veya daha fazla embriyoyu kadının rahmine aktarmayı içeren kısırlık tedavisidir. Artan kısırlık vakalarıyla birlikte, tüp bebek uygulamalarının sayısı da giderek yükselmektedir.

Tüp bebek tedavisi yardımıyla sağlıklı bir hamilelik oluşturmak ya da bazı sağlık problemleri nedeniyle gelecekte kullanılmak üzere sperm ve yumurta hücrelerinin elde edilmesi gerekir. Hücrelerin alınması, saklanması ve embriyoya dönüştürülmesi aşamasında meydana gelebilecek herhangi bir karışıklık, kabul edilemez bir durumdur. Sperm veya yumurtaların karışma riski, yüksek güvenlik önlemleriyle engellenmektedir.

Sperm nasıl toplanır?

Klasik bir sperm toplama işlemi, yumurta alımına göre oldukça basittir. Sperm numunesi verilmeden önce 2 ile 5 gün aralığında cinsel perhiz yapılması ve yüksek ateşli bir hastalığa yakalanılmaması gerekir. İşlem gününde gerekli yasal prosedürler, onay formları ve kimlik doğrulamaları gerçekleştikten sonra toplama odasına gidilir. Hiçbir bakteriye maruz kalınmaması için el ve penis hijyeni sağlanmalıdır.

Mastürbasyon yoluyla alınacak spermin hiçbir vücut sıvısı veya kimyasal ile temas etmemesi gerektiği için, toksik madde içermeyen kayganlaştırıcı jel temin edilir.  Dini, kişisel veya tıbbi nedenlerden dolayı mastürbasyon yapılamıyorsa, bazı koşullarda temin edilebilen toksik olmayan bir prezervatif kullanarak cinsel ilişki gerçekleştirilebilir. Kişisel bilgilerin belirtildiği steril bir numune kabına aktarılan spermler, en kısa sürede laboratuvara teslim edilmelidir.

Oligospermi, azospermi, retrograd ejakülasyon veya testiste meydana gelen yapısal problemler nedeniyle mastürbasyon yoluyla spermin elde edilmesi mümkün değildir. Testisler ve epididimde az miktarda sperm bulunsa dahi, cerrahi yöntemlerle sperm kazanılabilir. TESA, TESE, mikro TESE, PESA olarak adlandırılan prosedürler bu amaçla kullanılabilir.

Yumurta alımı nasıl yapılır?

sperm ve yumurtaların karışma riski

Oosit toplama, yumurta toplama veya yumurta alımı olarak tanımlanabilen bu işlem; yumurtaların kadın vücudundan çıkarıldığı cerrahi bir prosedürdür. Elde edilen yumurtalar döllendirebilir veya gelecek dönemler için saklanabilir. Doğurganlık tedavisinin zaman çizelgesine göre yumurta tetikleme enjeksiyonu gerçekleştirilir ve 36 saat içerisinde alım işlemine geçilebilir.

Operasyonun yapılacağı gün öncelikle hasta yatış işlemleri ve yasal düzenlemeler tamamlanmalıdır. Hastanın kimliğinizi onaylanır, koluna kimliği bandı yerleştirilir. Onay formları kontrol edildikten sonra tıbbi geçmiş ve genel sağlık durumu hakkında bilgi alınır.

Ön hazırlıkların tamamlanmasının ardından operasyona geçilir. Öncelikle ağrı hissini bloke etmek için uygun bir anestezi türü gerçekleştirilir. Hafif sedasyon veya lokal anestezi tercih edilse de, istek ve ihtiyaçlar dahilinde genel anestezi de yapılabilir.  Rehberlik amacıyla vajinal ultrason, yumurtaları toplamak için bir iğne kullanılır. İğne, vajina duvarından ilerletilir ve her bir folikül içerisine geçirilerek hafif bir emmeyle sıvı boşaltılır. Sıvı, embriyolog tarafından test tüplerinde toplanır; yumurtalar sıvıdan mikroskop altında ayrılır.

İşlem; boşaltılan foliküllerin sayısına bağlı olarak yaklaşık 30 dakikada tamamlanır. Yumurtalar güvenli bir şekilde laboratuvara yerleştirildikten sonra, yumurtaların sayısı ve durumu hakkında bilgi verilecektir. Yumurta hücrelerinin kalitesi, miktarından daha önemlidir. Kaliteli bir yumurtanın döllenebilme ihtimali, birçok kalitesiz yumurtanın döllenme ihtimalinden daha yüksektir.

Operasyon sonrasında yapılan uygulamalara ve anesteziye bağlı olarak kramplar, mide bulantısı, lekelenme, hafif kanama gibi komplikasyonlar gelişebilir.

Peki, sperm veya yumurtaların karışma riski var mı?

Olası laboratuvar hataları, tıbbi işlemlerden geçecek tüm bireyleri tedirgin edebilir. Ancak sperm ve yumurta hücreleri; yeni bir canlı üretmek, ebeveyn olman isteyen bireyleri bebek sahibi gibi yapmak gibi oldukça önemli nedenlerden dolayı alındığı için hiçbir karışıklığa ihtimal verilmemelidir.

Alınan tüm hücreler, ad soyad ve kişiye özel bir erişim numarası ile etiketlenmelidir. Ayrıca, laboratuvarda aynı anda sadece bir hastanın gametleri üzerinde çalışılmalıdır. Günde birkaç hastanın embriyosu değerlendirilmeliyse bir hastanın vakası tamamlanmalı, sonraki hastanın embriyoları veya gametleri inkübatörden alındıktan sonra yerleştirilmelidir. Her hastanın kimliği, gamet çıkarılmadan veya inkübatöre geri gönderilmeden önce ve sonra onaylanmalıdır.

Doğurganlık kliniklerinde sperm ve yumurtaların karışma riskini azaltmak için geliştirilen en yeni yöntem, üreme hücrelerinin küçük barkodlarla etiketlenmesidir. Sperm ve yumurtaları depolayan kapları elektronik olarak etiketleyerek ve tüm işlemlerin iki embriyolog tarafından denetlenmesi sağlayarak risk en aza indirmeye çalışır. Barkodlar, tüplerle aynı malzeme olan polisilikondan yapılmıştır. Her bir etiket, bir insan yumurtasının genişliğinin onda biri kadardır ve sekiz basamaklı ikili kodu temsil eden desenlerle işaretlenerek 256 olası kombinasyon sağlanır. Bu barkodları yumurtalara bağlamak için hücrenin dış yüzeyindeki karbonhidratları bağlayan bir protein kullanılır. Doğru yumurtanın veya spermin kullanıldığını kontrol etmek için, bir mikroskop kullanılarak barkod okunur. Etiket, hücrelerin kendisini veya ortaya çıkan embriyoyu etkilemez; rahme yerleştirildiğinde embriyo tarafından dökülür.

Doğurganlık laboratuvarlarında güvenlik önlemleri nasıl arttırılır?

Bir laboratuvarın güvenliği, her çalışanın katılımına ve işbirliğine dayanır. Güvenlik önlemlerine uymamak sadece hastayı tehlikeye atmakla kalmaz, aynı zamanda diğer çalışanların sağlığını ve güvenliğini de etkiler.

Hastalardan elde edilen tüm materyaller, tedavi edilen bireylerin benzersiz tanımlamasını taşımalıdır. Laboratuvar, ulusal kurallara göre uygun niteliklere sahip olan ve deneyimli bir uzman tarafından yönlendirilmelidir.  İş yükünü üstlenecek gerekli tecrübeye sahip uygun sayıda personel bulunmalıdır. Her personelin bireysel sorumlulukları açıkça belirtilmelidir. Elde edilen sonuçlar yazılı prosedüre göre rapor edilmeli, onaylanmalı, tarihlendirilmeli ve benzersiz hasta kimliğini bulundurmalıdır. Kullanılan laboratuvar ekipmanları, çalışmalar için uygun olmalı ve kolay dezenfekte edilmelidir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız