Doğum Şekli Ne Zaman ve Nasıl Belirlenir?
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Randevu İçin Hemen Arayın!

Doğum Şekli Ne Zaman ve Nasıl Belirlenir?

Doğum Şekli Ne Zaman ve Nasıl Belirlenir?

Bebeğinin doğumu, tüm anneler için unutulmayacak anlar içerisinde en önemlisidir. Doğum; etkileyici ve mucizevi bir olaydır. Bu nedenle yaşanması muhtemel olan olumsuzlukları en aza indirgemek adına, doğum planı yapmak önemlidir.

Doğum planı, doğum tercihinin ve varsa doğum tercihine ait diğer seçeneklerin belirlenmiş olduğu basit bir ifadedir. Doğum şeklinin belirlenmesinde göz önünde bulundurulması gereken birçok etken olduğu için, bu süreçte mutlaka doğum uzmanı ile iş birliği yapılmalıdır.

Doğum şekilleri nelerdir?

Doğum türleri temelde normal (vajinal) ve sezaryen doğum olarak ikiye ayrılmaktadır. Fakat modern tıptaki gelişmeler bu iki doğum türünde de değişik metotların uygulanma fırsatı vermiştir.

Normal (vajinal) doğum: En yaygın doğum türüdür. Sancı ve kasılmalarla birlikte rahimde 10 cm. açıklık oluşur. Bebek rahimden doğum kanalına doğru ilerler ve son olarak vajinadan dışarı çıkar. Normal doğumun hastanede kalma süresinin kısa olması, doğumdan sonra şiddetli ağrıların olmaması, daha hızlı iyileşme, bebekle hızlıca temas kurabilme, tıbbi komplikasyonların daha az olması gibi avantajları bulunmaktadır.

Rahimin yeterli açıklığa ulaşmaması, annenin bebeği itmek için yeterli güce sahip olmaması, bebeğin hızlı doğma zorunluluğu, yüksek tansiyona neden olan tıbbi komplikasyonlar normal doğum sürecini riskli hale getirebilir.

Normal doğumu kolaylaştırmak veya mümkün hale getirmek için uygulanabilen bazı yöntemler mevcuttur:

Vakum: Bebeğin güvenli bir şekilde doğmasına yardımcı olmak için vakum yöntemi kullanılabilir. Vakumlu bir ekstraktör, emiş gücü ile bebeğin kafasına sıkıca tutturulan plastik veya metal bir başlık ve saptan oluşur. Bebeğin doğum kanalına sıkışması ya da annenin bebeği itme gücü olmaması durumunda doğumu hızlandırmak için gerekebilir.

Suda doğum: Vajinal doğum eyleminin steril edilmiş bir su havuzunda gerçekleşmesine suda doğum denir. Suyun vermiş olduğu rahatlatıcı etki, doğumun kolay ve ağrısız bir şekilde gerçekleşmesine yardımcı olmaktadır.

Epidural doğum: Normal doğumda meydana gelen sancı ve kasılmaların şiddetini azaltmak için verilen anestezi türüdür. Doğumun belirli bir aşamasında uygulanabilen epidural, günümüzde sıkça uygulanmakta olan yöntemlerdendir.

Sezaryen doğum: Sezaryen, annenin abdominal duvarında ve rahmin duvarında yapılan bir kesik ile bebeğin çıkarılmasını içeren doğum prosedürüdür. Özellikle bebeğin transvers veya makat pozisyonunda olduğu gebeliklerde veya plasenta previa gibi komplikasyonların oluşmasında gerekli olabilmektedir. Önceden planlanan bir sezaryene elektif sezaryen denilmektedir. Normal doğum sırasında, herhangi bir komplikasyonun gelişmesi durumunda planlanmamış acil sezaryenler yapılabilmektedir.

Sezaryen yaygın ve güvenli bir cerrahi işlemdir. Ancak tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi beklenmedik sonuçlara yol açabilmektedir. Hastanede kalış süresinin uzun olması, doğum sonrası şiddetli ağrı, anestezi komplikasyonları, kan kaybı, enfeksiyon gibi dezavantajları bulunmaktadır.

Sezaryen; tercih ve koşullara göre genel ya da lokal anestezi eşliğinde yapılmaktadır

Doğum şekli nasıl belirlenir?

Doğum şeklinin planlaması yapılırken başta anne ve bebeğin sağlık durumu olmak üzere birçok koşul değerlendirilmelidir. Planlama esnasında makul derecede esnek olmaya çalışmak önemlidir. Bunun nedeni, sürecin planlanan şekilde olmaması durumunda hayal kırıklığı ve üzüntünün oluşmasını engellemektedir.

Annede veya bebekte herhangi bir sağlık sorununun bulunmaması halinde doğum şekli olarak normal doğum önerilmektedir. Fakat normal doğumu tehlikeye sokabilecek durumda devreye sezaryen doğum girecektir.
Doğumun amacı; bebeğin güvenli bir şekilde dünyaya gelmesidir. Bu amaca yönelik olan tüm prosedürler hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir. Bilgi sahibi olduktan sonra planı hazırlamaya yönelik tüm sorular yanıtlanmalıdır.

Doğum planı yaparken cevaplanması gereken sorulardan bazıları şunlardır:

  • Doğum nerede gerçekleşmelidir?
  • Varsa önceki doğum ya da doğumların öyküsü nedir?
  • Tek veya çoğul gebelik mi?
  • Anne veya bebeğin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk mevcut mu?
  • Gebelik takibi boyunca herhangi bir riskle karşılaşıldı mı?
  • Bebeğin anne karnındaki pozisyonu nedir?
  • Anne veya bebeğin kilo durumunda anormallik var mı?
  • Herhangi bir maddeye veya ilaca karşı alerjik bir durum mevcut mu?
  • Annede, bebeğe geçmesi muhtemel bulaşıcı bir hastalık var mı? Acıyı gidermek için uygulanması planlanan masaj, sıcak ve soğuk kompresler, pozisyonlar, nefes egzersizleri, doğum havuzu, ilaç gibi herhangi bir yöntem bulunuyor mu?

Doğum şekli ne zaman belirlenir?

Doğum, genellikle gebeliğin 37. ile 40. haftaları arasında gerçekleşmektedir. Bu nedenle, 37.haftadan itibaren bir doğum planı oluşturmak faydalı olacaktır. Fakat oluşturulan ilk doğum planının, doğum esnasında uygulanabilme durumu nadirdir. Gebeliğin seyrine uygun olarak şekillenen doğum planlarında, doğumun son anlarına dek değişiklik yapılabilmektedir.

Doğum şeklinin belirlenmesi adına gebeliğin 38.haftasında çatı muayenesi adı verilen jinekolojik bir muayene de yapılabilir. Bu muayene esnasında doğum kanalında normal doğuma engel olabilecek fizyolojik etkenler tespit edilmeye çalışılır.

Doğum şeklinin sezaryen olarak planlaması dahilinde, tıbbi bir zorunluluk yoksa doğumun kendiliğinden başlaması beklenmelidir.

Gebelik haftası hesaplama nasıl yapılır?

Son adet döneminin başlangıç tarihi, aynı zamanda hamileliğin ilk günü olarak kabul edilmektedir. Bu tarihten 40 hafta sonrası, bebeğin tahmini doğum tarihi olarak belirlenir.
Gebelik haftası, son adet tarihi üzerine ekleme yapılarak hesaplanabilir. Kandaki hCG hormonunun seviyesi ve ultrason görüntülemesi üzerinde yapılan incelemeler sonucunda da gebelik haftası belirlenebilir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız