Deprecated: __autoload() is deprecated, use spl_autoload_register() instead in /home/ivoxtupb/public_html/wp-content/themes/solo/inc/PHPMailer/PHPMailerAutoload.php on line 45
Fetal Redüksiyon Nedir, Neden Yapılır? - İVOX Tüp Bebek Merkezi Fetal Redüksiyon Nedir, Neden Yapılır?
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Randevu İçin Hemen Arayın!

Fetal Redüksiyon Nedir, Neden Yapılır?

Fetal Redüksiyon Nedir, Neden Yapılır?

Yardımcı üreme teknolojilerinin yaygınlaşması, multifetal olarak bilinen çoklu gebeliklerin artmasına önemli katkıda bulunmuştur. Bu durumun önüne geçilebilmesi adına hemen hemen tüm döngülerde transfer edilecek embriyo sayısının sınırlandırması ve doğurganlık ilaçlarının dozunun uygun şekillerde ayarlanması gibi yöntemler uygulanır. Alınan önlemlere rağmen çoğul gebelikler meydana geldiğinde tüm riskler incelenmeli, gebeliği devam ettirme veya fetal redüksiyon seçenekleri değerlendirilmelidir.

Fetal redüksiyon nedir?

Fetal redüksiyon, rahim içerisinde birden fazla fetüs bulunan gebelikte bir veya daha fazla fetüsü azaltmak için uygulanan tıbbi bir prosedürdür. Bu prosedür, genellikle annenin ve bebeğin sağlığını korumak için gebeliğin ilk üç ayında yapılır. Çoğu zaman dört veya daha fazla fetüs olduğunda gerçekleştirilen bu yöntem, gebelik durumuna bağlı olarak üçüz ya da ikizlerde de kullanılabilir.

Fetal redüksiyon neden yapılır?

Fetal redüksiyon, sağlıklı bir hamileliğin sürdürülebilmesine ve canlı doğum oranının artmasına yardımcı olur. Düşük, bebeğin engelli doğması ve gebelik komplikasyonları gibi birçok olumsuz faktörün en aza indirgenmesi amaçlanır.

Fetüs sayısı arttıkça başta erken doğum riski olmak üzere birçok komplikasyonun gerçekleşme ihtimali de artmaktadır. Tek gebeliklerde ortalama gebelik süresi 40 haftadır. Bu süre ikizlerde ortalama 36 haftaya, üçüzlerde ise 32 haftaya dek düşebilmektedir. Üç ve üzeri fetüslerde ise gebelik dönemi oldukça riskli bir şekilde yaklaşık 28 hafta sürmektedir.

Annenin veya bir fetüsün sağlığının tehdit altında olması, hamileliği tehlikeli hale getiren sağlık durumunun bulunması, erken doğum nedeniyle bir veya daha fazla fetüsü kaybetme riskinin olması halinde fetal redüksiyon yapılabilir.

Çoğul gebelik riskleri nelerdir?

Fetal redüksiyon

Birden fazla fetüs bulunan hamileliklerde anne için oluşabilecek riskler şöyledir: 

  • Hipertansiyon,
  • Preeklampsi,
  • Gestasyonel diyabet,
  • Yüksek tıbbi maliyetler
  • Maternal depresyonun artması ve anksiyete,
  • Tüm hamileliği kaybetme riski.

Fetüslerde oluşabilecek riskler ise şunlardır:

  • Erken doğum,
  • Düşük doğum ağırlığı,
  • Serebral palsi,
  • Öğrenme güçlükleri ve yavaş dil gelişimi,
  • Kronik akciğer hastalığı,
  • Gelişimsel gecikmeler.

Tüm bu riskler, her bir ek fetüs ile katlanarak artar. Hamileliğin düşükle sonlanma olasılığı, dördüzler için %25, ​​üçüzler için %15 ve ikizler için %8’dir.

Fetal redüksiyon nasıl yapılır?

Fetal redüksiyon prosedürleri, ideal olarak 10 ile 12 haftalık gebelikler arasında gerçekleştirilir. Bu haftalar aralığında tekniklerin uygulanması daha kolaydır.  İşlem; yaygın olarak transabdominal (karından) olarak yapılır çünkü transvajinal veya transservikal yaklaşımların daha yüksek gebelik kaybı ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir.

Fetal redüksiyon gerçekleştirmeden önce, gebeliğin pozisyonunu ve koryonisitesini belirlemek için bir muayene yapılmalıdır. Hangi fetüsün veya fetüslerin azaltılacağı kararı mevcut tarama sonuçları, erken intrauterin büyüme kısıtlamasının varlığı veya büyük bir fetal anomali tespitinin diğer kanıtları dikkate alınarak yapılır. Tüm prenatal tanı testleri normalse, en kolay erişilebilir fetüsler redüksiyon için hedeflenir. Fetüsün azaltılması durumunda, teorik enfeksiyon riski veya preterm doğum riski nedeniyle kalan fetüs korunur. Fetüsün konumundan bağımsız olarak, genetik veya yapısal anormallik temelinde azaltıldığı seçici sonlandırmadan ayırt edilmelidir.

İşlem esnasında rehber olarak ultrason kullanılır. Doktor, karından sokulan bir iğne ile seçilen fetüs veya fetüslere potasyum klorür içeren ilacı enjekte eder. Böylece canlılığını yitiren embriyo veya fetüs, genellikle annenin vücudu tarafından emilir.

Fetal redüksiyon sonrası kanama olur mu?

Fetal redüksiyon sonrası kanama

Operasyonun tamamlanmasının ardından yarım saat sonra fetüsün kalp atışı kontrol edilir ve işlemin başarısı doğrulanır. İğne giriş yerinde hafif morarma ve acı hissi oluşabilir. Doktor tarafından reçete edilen ağrı kesici ilaçlar, birkaç gün boyunca oluşabilecek hafif kramplar için kullanılabilir. Günlük aktiviteler için herhangi bir kısıtlama yoktur. Ancak, enfeksiyon olasılığını en aza indirmek için 3 gün süreyle istirahat tavsiye edilir.

Fetal redüksiyon sonrası lekelenme ve kanama olması normal kabul edilir. Yüksek ateş, şiddetli vajinal kanama veya kasılmalar varsa kontrol gerekir.

Prosedürün riskleri amniyosentez yöntemi sonrasında oluşabilecek komplikasyonlar ile benzer niteliktedir. Bunlar; yaşayan bir fetüsün kesesinden amniyotik sıvının sızması, plasental abrupsiyon, enfeksiyon (koryoamniyonit) ve hamilelik kaybıdır.

Fetal redüksiyon sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Fetüs sayısını azaltmak için yapılan redüksiyon operasyonlarında, tüm tıbbi işlemlerde olduğu gibi bazı riskler vardır:

  • Fetüs redüksiyon esnasında, nadiren tüm bebeklerin kaybedilme olasılığı mevcuttur. Düşük oranı, fetüs sayısı arttıkça yükselir. Prosedürün başlangıcında daha az fetüs varsa, düşük yapma oranı daha az olacaktır.
  • Olumsuz sonuçları azaltmak için olsa dahi sonra fetüslerin bir veya daha fazlasını kaybedilecek olması, ebeveynler için duygusal anlamda zorludur. Endişe, stres, suçluluk ve depresyon gibi birçok olumsuz durumun kısa sürede atlatılması için uzman yardımı alınabilir.
  • Karından uygulanan enjeksiyon nedeniyle nadir de olsa karın veya rahim enfeksiyonu oluşabilir.

Tüp bebek redüksiyon nedir?

Çoğul gebelik insidansı, özellikle yapay üreme tekniklerinin uygulanmasındaki artış nedeniyle giderek artmaktadır. Tüp bebek tedavisi ile oluşan gebeliklerde ilk etapta hamilelik için uygulanan tıbbi prosedürler, daha sonra embriyoların azaltılması için önerilebilir.  Bununla birlikte, tüp bebek döngülerindeki amaç yalnızca hamilelik değil, hamileliğin sonunda ebeveynlere sağlıklı bir bebek vermektir. Bu durum, doğal yöntemlerle oluşmuş çoğul gebelikler için de geçerlidir.

Fetal redüksiyon yerine; tüp bebek tedavisi esnasında çoğul gebelik riskini azaltmak için transfer esnasında aktarılan embriyo sayısını sınırlamak, yüksek dereceli çoklu gebelik riski altında olanlar için yumurtlama indüksiyon döngüsünü iptal etmek, en düşük dozda doğurganlık ilaçlarını kullanmak faydalıdır.

Yorumlar

Bir yorum yazınız