Hamilelik Duygularınızı Nasıl Etkiler?
RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Randevu İçin Hemen Arayın!

Hamilelik Duygularınızı Nasıl Etkiler?

Hamilelik Duygularınızı Nasıl Etkiler?

Hamilelik sırasında, kadınların vücudundaki fiziksel değişiklikler dikkat çeker. Bu nedenle yaşayabileceği duygusal değişimlere daha az önem verilir. Fiziksel sağlığının yanı sıra, kadının duygusal iyilik hali ve zihinsel görünümü de hamilelikte önemli rol oynar.

Yaklaşık 40 haftalık süre boyunca hamile bir kadının duygularında sürekli olarak dalgalanmalar yaşanır. Sevinç duygusunun yüksekliği, doğum yapma heyecanı, gelecek kaygısı gibi birçok duygu aynı anda hissedebilir. Ayrıca hamilelikte, daha önce bastırılmış ya da görmezden gelinmiş olan zor aile ilişkileri, güvensizlikler ve gerçekçi olmayan beklentiler gibi duygusal sorunlar da ortaya çıkabilir.

Planlanmış veya planlanmamış tüm hamileliklerde karışık duygular yaşamak doğaldır. Östrojen ve progesteron gibi hamilelik hormonları, özellikle ilk üç ayda yaşanan ruhsal karmaşaların nedenidir.

  • Hamilelik dönemindeki kadınlarda;
  • “Nasıl doğum yapacağım?
  • Bebeğim iyi olacak mı?
  • İyi bir anne olur muyum?
  • Eşimle ilişkim değişecek mi?
  • Maddi durumu nasıl yöneteceğiz?
  • Daha sonra işe ya da eğitime geri dönebilir miyim?
  • Kendime ait bir hayatım olacak mı?
  • Önceki bir gebelik problemi tekrar olur mu
  • Bebeğime zarar mı veriyorum?” gibi soruların yanıtını sürekli olarak arama durumu vardır.
  • Hamilelikte hangi duygular daha yoğundur?

Hamilelik dönemi boyunca en yaygın görülen duygusal değişiklikler şunlardır:

  • Ruh hali:

Hamilelik, duyguları hızlıca değiştirebilen bir durumdur. Kızgınlık, sinirlilik, mutluluk, sevinç, çaresizlik, umut gibi tüm zıt duygular aynı anda yaşanabilir. Özellikle hamileliğin ilk ve son dönemlerinde kadınların ruh hali değişimleri oldukça normal kabul edilir. Kadının vücudunda hamilelikle birlikte birçok değişim olması, doğal olarak ruh haline de yansımaktadır. Aynı zamanda bazı kadınlar östrojen seviyesindeki değişikliklere daha fazla duyarlıdır, bazıları ise yükselen progesteron veya stres hormonlarından daha fazla etkilenmektedir. Her hamile kadın bu sebeple aynı şeyleri hissedememektedir.

  • Korku:

Korku, hamilelik sırasında yaygın olan diğer bir duygudur. İlk üç aylık dönemde, bir kadın düşük yapmaktan veya bebeğinin sağlığını etkileyecek bir şey yapmaktan korkabilir. İkinci üç aylık dönemde ise iyi bir anne olup olmadığını ve yeni doğmuş bir bebeğin bakımıyla ilgili sorumluluklardan korkup korkmadığını sorgulamaya başlayabilir. Hamileliğinin sonundaki bir kadın, doğum sırasında acı çekmekten de korkabilir.
Normal derecedeki korkular normaldir. Ancak korkularıyla başa çıkamayan hamileler zorlu psikolojik sorunlar yaşayabilir.

  • Kaygı:

Genellikle kaygı ve korku beraber gelişen duygulardır. Biyolojik bir seviyede, beynin hem kaygı hem de korku sistemlerinin hamilelik sırasında yükseldiği tespit edilmiştir. Kaygı, normal bir duygudur ve bu duygunun oluşmasının bir sebebi vardır. Bu değişiklikler, hamile olan kadının doğurduktan sonra bebeğini güvende tutmasını, bakımını ve korunmasını sağlar.

Kaygının normalden fazla olması stresin artmasına sebep olacağı için, hamileliği sırasında risk oluşturabilir. Yapılan araştırmalar, annenin hamilelik dönemindeki kaygısının bebeğin sağlığını etkileyebileceğini göstermiştir. Yüksek kaygı düzeyine sahip annelerden doğan bebeklerin, bağışıklık sisteminin zayıf olduğu tespit edilmiştir.

  • Unutkanlık:

Yapılan araştırmalar, doğum öncesi ve sonrasında seyreden bulanık düşünme ve unutkanlığın hormonal dalgalanmaların, özellikle de yüksek seviyelerdeki progesteronun bir sonucu olabileceğini ileri sürmüştür. Uyku yoksunluğu ya da değişik bir yaşam geçişine uyum sağlama stresi de unutkanlığa neden olabilir. Unutkanlığın diğer bir nedeni ise, hamile kadınların farklı şeylere öncelik vermesi ve daha çok görevi yerine getirme çabası da olabilmektedir.

  • Sürekli ağlama:

Bazı hamileler kendilerini beklenmedik bir şekilde ağlayarak bulabilir. Hamilelik döneminin ilk aşamalarında daha kolay ve sık ağlama görülür. Bunun nedeni karmaşık duygular ve dalgalı hormon seviyeleridir.
Hamile bir kadın çok fazla ağlıyorsa ve istediği halde bu duruma son veremiyorsa, depresyon belirtisi olarak kabul edilir.

  • Dış görünüş sorunları:

İkinci ve üçüncü trimesterde olan birçok hamile kadın, vücudundan ve görünüşünden memnun değildir. Bu durum, kişinin kendine olan saygısını etkileyebilir. Bazı gebe kadınlar hızla değişen vücutlarıyla oldukça mutlu olurken, diğerleri ise bedenlerini geri kazanma konusunda endişelenirler.

Kadının görünüşü, şekli ve algılanan çekiciliği ile ilgili olan bu değişiklikler; karmaşık bir duygu karışımı yaratabilir.

  • Doğum sonrası depresyon:

Doğum sonrası dönem, kadınların depresyona karşı savunmasız olduğu zamanların başında gelir. Östrojen ve progesteronun ani bir şekilde düşmesi ve yeteri kadar dinlenememe durumu riski artıran faktörlerdendir.
Doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde kadınların %80’i duygusal problemler yaşar. Fakat iki haftadan fazla süren uyuşukluk hissi, bebeğine ilgisiz olma gibi daha şiddetli semptomlar mevcutsa psikolojik destek alınması gerekebilir.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  ” Anne Karnında Bebeğin Gelişimi Nasıldır?

Hamilelik duyguları ile nasıl başa çıkılır?

Hamilelik boyunca kadınların heyecanlı ve mutlu hissetmesi gerektiği kanısı oldukça yanlıştır. Hiç kimse her zaman pozitif duygular içerisinde değildir. Hissedilemeyen duygulardan dolayı suçluluk duyulmamalıdır.

Duyguları yönetebilmek adına yapılabilecek birkaç şey vardır:

  • Birçok kadın, onları rahatsız eden şey hakkında, güvendikleri biriyle konuşmanın kendilerine iyi geldiğini fark eder. İnsanlara nasıl hissettiğiniz hakkında konuşmak büyük bir rahatlama sağlar ve yalnız olmadığınızı hatırlatır. Konuşacağınız kişi aile bireyi, yakın bir arkadaş, sizinle aynı sorunları yaşayan bir yabancı veya doktorunuz olabilir.
  • Hayatınızda birçok sorun aynı anda yaşanabilir. Sorunları tümüyle çözmeye uğraşmak yerine tek tek irdelemenin faydası her zaman için daha yüksektir. Başka problemlere de maruz kalındığında, hamilelik endişeleri ile başa çıkmak daha zordur. Stresli hissediyorsanız, endişelerinizi kırmaya çalışın ve kontrolünüzde olanlarla başlayarak her seferinde bir tane ile sorunla mücadele edin.
  • Bazen fazla bilinmeyen ya da eksik bilinen şeyler daha fazla endişe yaratır. Hamilelikle ilgili her şey hakkında doğru bilgiler almak, kendinizi daha güvenli ve kontrol altında hissetmenize yardımcı olabilir.
  • Herkesin mutlu ve heyecanlı hissetmenizi beklediği bir zamanda, duygusal anlamda yetersiz hissettiğinizi kabul etmek gerçekten zor olabilir. Ancak, depresyon ve anksiyete gibi hamilelik problemlerinin yaygın olduğunu hatırlanıp, psikolojik yardım alma seçenekleri de gözden geçirilmelidir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız